|
Almanya’da Üniversite ve Eğitim Sistemi Üniversite Eğitimi 1998 yılında kararı alınan ve 2000 yılından itibaren peyderpey uygulamaya konulan Lisans, Yüksek Lisans (Master) ve Doktora içerikli “Yeni Eğitim Sistemi”ndeki yapılanmadan önceki Eğitim Sistemi Türkiye’den oldukça farklıdır. “YENİ” ALMAN YÜKSEK ÖĞRENİM SİSTEMİ VE DENKLİK SORUNU 2000 yılından itibaren yeni sistem için üniversitelere tavsiye kararları alınmış ve hazırlıklarını tamamlayan üniversiteler sistemlerini aynen TÜRKİYE'deki gibi Lisans (Bachelor) ve Yüksek Lisans (Master) olarak değiştirmeye başlamışlardır. Bu değişikliğin bir diğer nedeni de 1998 yılında AB ülkelerinin Eğitim Bakanlarının Bologna’da yapmış oldukları toplantının neticesinde alınan kararlardır. Buna göre, AB ülkeleri kendi aralarında da sorun oluşturan denklik problemlerini çözmek için ortak ve standart bir yükseköğrenim sistemine geçişi onaylamışlardır. Bu nedenle de artık sadece Almanya’nın değil, diğer Avrupa ülkelerinin Yükseköğrenim sistemleri de değişmeye başlamıştır. Yeni sistem Türkiye’deki sistemin aynısıdır. Buna göre yeni sistemde Lisans (Üniversite Öğrenimi / Bachelor) artık 6 sömestir yani 3 yıl ve Yüksek Lisans (Master) da 4 sömestir yani 2 yıldır. Bu programlar eski sistem gibi bir bütün halinde değil, ayrı ayrıdır. Bu nedenle Türkiye’de Üniversiteyi bitirip Almanya’da direkt Master’a başlamak mümkündür. Bunun Türkiye’den giden öğrenciler için ayrı bir avantajı daha bulunmaktadır. Yani öğrenci 6 sömestir (3 yıl) sonunda Bachelor (Lisans) diplomasını alıp isterse iş hayatına atılabilir, isterse tahsiline 4 sömestr (2 yıl) daha devam edip Master (Yüksek Lisans) diplomasını alabilir. Lisans öğreniminde isterse çift anadal (çift bölüm), isterse bir veya iki yandal okuyabilir ve 2 Lisans Diploması alabilir. Türkiye’de Üniversite bitirip Almanya’ya Master için giden öğrenciler artık denklik sorunu yaşamamakta ve de eğer dil sorunu yoksa hemen Master’a başlayabilmektedirler. Üniversite (Lisans) ve Doktora eğitimi için gidenlerde zaten herhangi bir denklik sorunu yoktur. Bu sistemin bir diğer anlamı da, bütün Avrupa ve Türkiye bünyesinde geçerli, şeffaf ve anlaşılabilir bir değerlendirme sistemi oluşturmak ve bu şekilde de Avrupa’da değişik üniversitelerde görülen derslerin bütün üniversiteler tarafından tanınmasını sağlamaktır. Almanya’da açılan yeni “Lisans” ve “Master” programlarının eğitim dilleri İngilizce ve Almanca’dır. Buna katılım şartı, “geçerli bir Diploma” ve “iyi bir Yabancı dil bilgisidir”. Master programları branşınızla ilgili temel bilgilerin var olmasını şart koşmaktadır. Undergraduate / Bachelor (B.A. / B.Sc.): Türkiye’deki “Lisans” Diplomasına denktir. Graduate / Master (M.A. / M.Sc.): Türkiye’deki “Yüksek Lisans” Diplomasına denktir. Post-graduate / Promotion (Ph.D.): Türkiye’deki “Doktora”ya denktir. Avantajları: “KLASİK” (ESKİ) ALMAN YÜKSEK ÖĞRENİM SİSTEMİ Eski Alman Üniversite Eğitim Sisteminin özünde, liseden sonra başlanılan üniversitenin toplamda 5 yıl sürmesi vardır. 5 yıllık eğitim, Lisans ve Yüksek Lisans’ı (Master) içerir. Belirli bir süre sonunda Lisans eğitimini bitirip ayrılma imkanı yoktur. Yani Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi ayrı ayrı değil, bütündür. Bir diğer deyişle, artık değişmekte olan klasik Alman eğitim sistemi uluslararası sistemden farklılık gösterir. Uluslararası yükseköğrenim sisteminde -ki bu sistem A.B.D ve İngiltere başta olmak üzere Türkiye’de de uygulanan sistemdir- öğrenci sırasıyla “Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora” yaparak akademik kariyerine devam edebilir. Almanya’nın kendi klasik eski eğitim sisteminde ise ayrı bir Master yoktur, öğrenci üniversiteyi bitirince Master yapmış olarak mezun olur ve direkt olarak Doktora yapabilmektedir. Öğrenci eğitim kalitesi olarak da hakikaten Master seviyesinde mezun olur. Bu nedenle örneğin Amerikan Üniversiteleri Almanya’daki üniversite mezunlarını Master yapmış kabul eder ve Doktoraya direkt başlamalarında bir sakınca görmez. Bu nedenle, Türkiye’den giden bir öğrenci “Eski” sisteme göre doğrudan Türkiye’deki Master ya da Yüksek Lisans programı denkliğindeki bölümlere kaydını yaptırmış olmaktaydı ve de Türkiye’de Lisans seviyesinde Üniversite bitirip (normal Üniversite mezunu) Almanya’ya okumaya gelenlerde denklik sorunları ortaya çıkmaktaydı. Bazen bu durum, Türkiye’de Üniversite bitirdiği halde Almanya’da 2. sınıftan itibaren üniversiteye başlatma şekline kadar dönüşmekteydi. Bu aşamada bölüm değiştirmek, başka bir alanda Master yapmak da ya çok zor, ya da mümkün olmamaktaydı. Almanya’da uygulanan bu sistemden dolayı hem dış ülkelerden Almanya’ya hem de Almanya’dan dış ülkelere giden öğrenciler denklik problemiyle karşı karşıya kalmaktaydılar. Türkiye’den gelen öğrencilerin diplomaları kısmen kabul edilmekte ve bu öğrenciler çoğu derslerin tekrarlanmasıyla karşı karşıya kalmaktaydılar. Bundan dolayı Almanya’daki eğitim parasız olmasına rağmen Almanya, öğrenci değişiminde ABD ve İngiltere’ye nazaran çok gerideydi. Bu problem karşısında üniversiteler yeni bir yüksek öğrenim sistemini yürürlüğe koydular. Eski Yüksek Öğrenim Sistemi Almanya genelinde bazı üniversitelerde hala geçerliliğini korumakla birlikte, hızlı bir değişime paralel olarak artık tamamen ortadan kalkmakta ve yerini tüm dünyada ve ülkemizde de uygulanmakta olan “Yeni” Bachelor / Master Sistemine bırakmaktadır. Artık üniversiteler “Yeni” sisteme göre öğrenci almakta, eski sisteme göre kayıt yaptırmış olan öğrenciler ise mezun olana dek eski sistem “onlar için” geçerliliğini korumaktadır. Şu anda Alman Üniversitelerinin % 70'i sistemlerini yeni sisteme göre değiştirmeyi bitirmişlerdir. Dezavantajları: Ders Saydırma Fakültelerin öğrencilerine sağladığı ders programları özellikle ara sınavlardan (Vorexamen, Zwischenprüfung) sonraki çalışmaların sürdürüldüğü dönemde görecelidir. Aslında oldukça az sayıda öğrenci gerçek anlamda öğrenimlerinde aynı safhada bulunurlar. Bu sistem öğrenciye bütün tahsil süreci boyunca ve seçilen derslere, projelere ve seminerlere kadar bir esneklik sunmaktadır. Bu da öğrenciye istediği alanda uzmanlaşma ve kariyerini sıradışı bir biçimde planlama imkanı vermektedir. Alman Yüksek Öğrenim sisteminde genel olarak sabit öğrenim grupları bulunmamaktadır. Öğrencilerden kendi çalışma takımlarını kurmaları beklenmektedir. Böylece öğrenci kendi eğitimini bireysel olarak planlayabilir. Derslere genelde devam mecburiyeti olmamasına rağmen, sınavlara girebilmek için öğrencinin belirli sayıda seminer sertifikası, ev ödevi, dizayn çalışmaları, ve laboratuar çalışmalarına ihtiyacı vardır ve bu öğeler düzenli olarak kontrol edilmektedir.
Akademik Bağımsızlık (Akademische Freiheit) ve Özerklik Akademik Bağımsızlık (Akademische Freiheit) Alman üniversitelerinin geleneksel idealidir. Bilimsel ve eğitimsel bağımsızlığın demokrasinin prensiplerinden birisi olduğunun algılanmasıyla, tüm yüksek öğretim kurumlarına yayılmıştır. Bu kavram, içerisinde hem enstitülerin otonomisini hem de bireylerin (öğretim üyesi veya öğrenci) temel hakları olan akademik bireyselliklerini içerir. Öncelikle eyaletler özerk olduklarından aynı yapı üniversitelere de yansımıştır. Üniversiteler ve içindeki bölümler de özerktirler. Her üniversite geçerli kanunların çerçevesi içinde kendi yasalarını koyar. Bu nedenle, her bölümün ayrı birer sınav ve ders yönetmeliği olabilir. Almanya Federatif bir yapıya sahiptir. Bu nedenle her Eyaletin kendi Eğitim Bakanlığı vardır ve Yükseköğrenimden de bu Bakanlık sorumludur. Bu yüzden eğitim sistemi bazı Eyaletlerde farklılık gösterebilmektedir. | |||||||||||||||||